|
Başlarken...
Var olmak
ne güzel bir nimet. Varlığın farkında olmak daha da güzel bir nimet.
Baktığımız,
gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz, keşfettiğimiz idrak ettiğimiz ya da
edemediğimiz şeyleri fark edebilmek, farkındalığı yakalamak ne muhteşem bir
lezzet.
Çoğu kere
sıradanlıkla sınıflandırdığımız ve ancak nihayetlenmesiyle fark edebildiğimiz
güzellikler aslında yanıbaşımzıda duruyor olabilir.
Size bir ömür
hizmet eden uzuvlarınız, hiçbir ücret beklemeksizin emrinize amede bir halde,
size daim hizmetkâr ise ne yüce bir devlete sahipsiniz.
İhtiyaçlarınızı
giderebilecek kadar güce sahipseniz dünyanın servetiyle değiştirilmeyecek bir
ikrama sahipsiniz demektir.
Sıhhat ve afiyet
sizde her an devam ediyorsa bundan öte ne ola ki?
Bir de hayatınızda
hakiki dostlar edindiyseniz dünyanın ne gamı ne kederi sizi yolunuzdan
alıkoyamaz.
Bazen bir dostu
elde etme adına neler verilir? Nice zaman aranır da dost diye inler insan.
Kalabalıklar
arasında yalnızlaşan insan, yalnızlaştıkça kendi kabuğuna çekilmiş kendi
etrafına ördüğü faunusla kendi benliğini yok etmiştir.
Bazen bir merhaba
ile başlayacak sımsıcak dialoglar, selamların esirgenmesiyle, hep başka bahara
kalan dostu tanıma gayretlerini akim bırakmıştır.
“Kalpten kalbe
yollar vardır” der eskiler. O yollardan geçip nice gönüllere girmek ne ulvi bir
gayret.
Sıcak, içten bir
gülümseme ile kazanabilecek güzellikleri ve dostları çoğu kere
kaybetmek içten bile değil.
Nice güzel dostlara
sahip olmak ümdiyle…
|